23 Ağustos 2011 Salı

Kilo Verdiren 7 Gıda

Son araştırmalara göre bazı meyve, sebze, tahıl ve süt ürünleri besin değerleri yüksek gıdalar olarak karşımıza çıkıyor. Eğer zayıflamak istiyorsanız kilo verdirmeye yardımcı bu gıdaları sofranızdan eksik etmeyin.



Karpuz: Karpuzda hem A ve C vitamini gibi antioksidanlar hem de kanser, kalp hastalığı ve görme bozukluğu riskini azaltan likopen maddesi bulunur. Aynı zamanda bir kap doğranmış karpuz sadece 50 kalori içerir.

Avokado: Avokado hem salatalarda hem de sandviçlerde kullanılabilir. Kalp dostu doymamış yağ içeren ve kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olan meyve mayoneze alternatif olarak tüketilebilir. Orta büyüklükteki bir avokado 260 kalori içerir.


Tatlı patates: Orta büyüklükteki bir patates günlük A vitamini ihtiyacınızı karşılar ve 150 kalori içerir.

Alabalık: Ton Balığı, göl alası ve uskumrunun yanı sıra alabalık da kalp hastalıkları riskini azaltan Omega-3 içerir. Yaklaşık 115 gramlık bir alabalık 160 kalori içerir.

Ahududu: Zengin bir B ve C vitamini, lif ve flavanoid kaynağı olan ahududun bir kabı sadece 60 kalori içerir.

Soğan: Bir kap doğranmış soğanda sadece 60 kalori vardır. Antioksidan içeren ve iltihap sökücü özelliği bulunan soğan kanser de dahil olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelmektedir.

Yoğurt: Bir kabında 150 kalori bulunan yoğurt benzersiz bir protein kaynağıdır.

Kalori nedir?

Kalori enerjidir, bu enerji yiyeceklerin yakılması ile açığa çıkar. Yiyeceklerin kalori miktarını ölçen ve kalorimetre adı verilen alet, bir su tankı ve onun içine batırılmış, yüksek basınçlı oksijen bağlantısı olan çelik bir kaptan oluşan basit bir düzenektir.

Kalorisi ölçülecek yiyecek çelik kaba konulur, oksijen verilerek tutuşturulur. Yanma bitince kabı çevreleyen sudaki ısı yükselmesi ölçülür. Derece olarak ısı yükselme miktarı ile kilogram olarak suyun ağırlığı çarpılınca sonuç doğrudan (gıda uzmanlarının kullandığı) kalori miktarını verir.

İnsanlar bu şekilde yiyeceklerin kalori miktarlarını ölçerken bir şeyin farkına vardılar. Hangi yiyeceğin içinde olurlarsa olsunlar bütün protein türlerinin bir gramları aynı miktarda kalori veriyorlardı. Aynı şeyler yağlar ve hidrokarbonlar için de geçerliydi. Protein ve karbonhidratların her bir gramı 4, yağların ise 9 kalori içeriyordu.

Bu yüzden yiyecekleri tek tek yakarak kalori miktarlarını ölçmeyi bıraktılar. Bir yiyecekte kaç gram yağ, protein ve karbonhidrat olduğu biliniyorsa iş kolaydı. Protein ve karbonhidrat gramajlarını 4, yağınkini ise 9 ile çarparak yiyeceğin toplam kalori miktarı bulunabiliyordu.

Yine de kalorimetre ile insan vücudu arasında küçük bir fark vardır. Kalorimetrede yiyeceğin tümü yakılır. Vücutta ise yağın yüzde 2’si, karbonhidratın yüzde 5′i, proteinin de yüzde 8′i sindirilip parçalanmadan yani enerjiye dönüşmeden vücuttan çıkar gider. Hassas değerlendirmelerde bu farkı hesaba katmak gerekir.

Bilimsel olarak kalori; 1 gram suyun ısısını 1 derece yükseltmek için gerekli enerji miktarıdır. Gıda ve fizik dalı ile uğraşanlar arasında enerjinin birimi ile ilgili garip bir anlaşmazlık vardır. Gıda uzmanlarının 1 kalori dedikleri değer aslında bilimsel olarak 1.000 kalori yani 1 kilokalori ‘ dir.

Vücudun ihtiyacı olan kalori miktarı, söz konusu kimsenin yaptığı işle ilgilidir. Sözgelimi, yaklaşık olarak 50 kiloluk bir kimsenin her gün için 1680 kaloriye ihtiyata vardır. Fakat bu durum, tam bir dinlenmeyle geçirilen gün içindir. Eğer masa başı işi gibi yorucu olmayan bir şeyde çalışıyorsa, vücudun kalori ihtiyacı her gün için 3360 kaloriye çıkar. Ağır işte çalışıyorsa, vücudun sağlıklı ve gerektiği gibi çalışması 6720 kalori ihtiyacı doğurur.

Susamlı güneş losyonu nedir nasıl yapılır?

Susamlı güneş losyonu

Malzemeler:

1/4 çay fincanı lanolin

1/2 çay fincanı susamyağı

1/4 çay fincanı damıtılmış su


Hazırlanışı: Lanolini bir kaseye koyduktan sonra içinde kaynar su bulunan bir kaba oturtarak benmari usulü ile eritin. Lanolin eridikten sonra ocaktan indirerek susam yağı ve su ile iyice karıştırın. Bu losyonu buzdolabında saklayabilirsiniz.

7 Mayıs 2011 Cumartesi

Burun Ameliyatı

Burun ameliyatı dıştan görünür bir iz bırakmadan içten yapılır. Yanlız burun deliklerini küçültmek için yapılan ameliyatlarda, dıştan dikiş yapılır. Çok geniş olan burun deliğini düzeltmek için kulaktan, kalçadan veya kaburgalar dan alınmış bir kemik parçası veya plastik bir kemik kullanılır. Buruna biçim ve rirken, yeni biçimin yüz yapısına uymasına dikkat edilmelidir. Ameliyattan son ra iki gün pansuman yapılır, sekiz ilâ on gün kadar şişlik görülebilir. Burnun ke­sin biçimini alması aylar sürer. -Çene : Geriye doğru kaçık çeneli insanların genellikle burnu da iri olur; böylece dengesiz bir profil ortaya çıkar. Bu durumda hem burnu hem çeneyi birden ameliyat ettirmek doğru olur. Çeneyi da ha çıkık yapmak için çene bölgesine bir kemik veya kıkırdak aşılanır, böylece yüz biçimi tamamen değişir. Çok sivri çeneler ve çene kemiklerinin biçimleri de ameliyatla düzeltilebilir. İnsanı çift çeneli gibi gösteren çene altındaki yağ birikimi de ameliyatla alınarak giderilebilir ama yerinde belirsiz de olsa bir dikiş izi kalır

Selülit Nasıl Önlenir?


Selülit yetişkin kadınların bir takıntısıdır. Zaten bu yaşlarda selülit en belirgin hale gelir. Oysa selülit yeni yetmelikten başlayan uzun bir sürecin sonucudur. Önlemenin en iyi yolu ise tedbirli olmaktır.
Selülit bir çok faktörden kaynaklanır: Genetik, hormonal, dolaşımsal, besinsel ve psikolojik… Ama en Önemli faktör daima hormonaldir. Fazla ostrojen salgılanması veya salgılanması normal düzeyde bile olsa ostrojene aşırı duyarlılık neden olabilir. Bu son bahsedilenler yağ hücrelerinde (adipokist) miktar ve boyutlarını arttırırlar.
Kadınsı tipte olanların, yani kalça ve baldırlarından şişmanlama eğilimi gösterenlerde yağ hücrelerinin şişmesi daha çok görülür.
Selülitin oluşum şeması basittir: Ostrojen faliyetiyle, adipokistler (yağ kabarcıkları) hacimlerini arttırıp damarları sıkıştırırlar. Böylece dolaşımda bozukluklar başlar.
Derideki çatlamalar kalınlaşır (böylece meşhur portakal kabuğu görüntüsü olur), hücrelerin artıklarından kolayca kurtulamaz, hücredeki suda hareketleri bozulur, sinir ağları baskıya uğrar. (Bu da ağrılara yol açabilir)
Destek sağlayıcı bağ dokuları sertleşir ve yağ depolarını dört bir taraftan kapatır.
Selülitten sorumlu olan hormonları sayarken araya ensülini de koymak gerekir (Bu kitabın başından beri anlattığı gibi ensülin de sorumlusu seçilen yiyeceklerdir).
Stres durumunda ise böbrek üstü bezlerinden kortikoid salgılanır ve bu da selülit riski doğurur.
Alınacak ilk tedbir, bu kitapta anlatılan ilkeleri uygulayarak beslenme suçları işlemeyi önlemektir.
Eğer kişinin ergenlik sonrasında dolaşım bozuklukları varsa, bacakları şişme eğilimi gösteriyorsa, çok sıcak banyodan ve uzun süre güneş banyosu yapmaktan sakınmalıdır. Damarlardaki dolaşım bozukluğu için bir doktora baş vurma yerinde olur.
Ayrıca çok sıkı kıyafetler de kan dolaşımını engeller (Sıkı jeanlar, çoraplar gibi).
Selülitin kötü etkilerine ve yerleşmişliğine karşı savaş ta spor faaliyetleri yardımcı olur. Çünkü kaslar yeterince gelişmedikçe, yağ yastıkcıkları için yeterli yer kalır.
Son olarak belirtelim ki, stresinizle başa çıkmayı öğrenmek için hiç bir zaman geç kalmış sayılmazsınız. Yoga ve sofroloji gibi teknikler size stresinizle başa çıkmanızda yardımcı olabilirler

Güzel bir cilde nasıl sahip olursunuz?


Saçların, tırnakların ve cildin durumu genellikle sağlığınızın bir yansımasıdır. Donuk bir cilt, yağlı saçlar, kırık, beyaz lekeli tırnaklar organizmada yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun habercisidir. Tüm bu sayılanlar, çoğunlukla dengesiz beslenmeden, vitamin, aligo-element, mineral tuzlan, amino asitler ve gerekli yağların eksikliğini gösterir.
A ve E vitaminleri ciltte en Önemli rolü oynarlar.
- B5 vitamini saçın kökünü nemlendirir ve kuvvetlendirir. – Bg vitamini saçların aşırı yağlanmasını ve dökülmesini engeller.
- Çinko ise, sebum salgısını dengeler (akne durumunda( sebum fazla salgılanır) ve saçın kalitesini arttırır.
Hergün kullandığımız kozmetik ürünlerinde mikrobesinler vardır ama en akıllı ve emin yol, besinsel değeri yüksek yiyeceklerle bu maddeleri vücudumuzdan almamızdır.
Bu tamamlayıcı “elementleri hap şeklinde sentezlenmiş halde almak iyi bir çözüm değildir çünkü bu formdayken bu maddelerin bağırsaklar tarafından emilmeleri az olur. Onun yerine, besin değerleri çok zengin olan şu iki doğal gıdayı öneririz: Buğday filizi ve bira mayası.
Ergenlik döneminde ortaya çıkan akne (sivilce) sebumun fazla salgılanmasından kaynaklanır ve kızarıklık ve iltihaplanma ile daha karmaşık hale gelir.
Bunun da yiyeceklerle bir ilişkisi vardır. Yüzü gözü sivilce içindeki gençler içinde yüzde 70 kakaolu çikolatayı yiyebilirler. Ama aşırı yorgunluk, uykusuzluk, sigara cildi, ciddi olarak bozduğundan kaçınılması gereken durumlardır.

Vücudunuzdaki Yağ Hacminin Ölçümü

Günümüzde vücuttaki yağ hacmini tamı tamına ölçen bir yöntem vardır. Bunun için elektro kardiyograma benzeyen bir araca bağlanır ve ekranda su, kas ve yağ kitlelerinizi görebilirsiniz. Bu araç kişinin yağ hacmini ve zayıflama aşamalarında yağ kitlesinin değişimini tamı tamına ölçer. Maalesef günümüzde beslenme alanında çalışan çok az doktor bu aracı kullanmaktadır. Ancak bu araç yağ kitlelerinin organizmanın coğrafyası içindeki dağılımını tanımlayamaz. Bu durumda, ’scanner’a baş vurulabilir ya da daha kolayı vücudun ölçümü bel ve kalçalardan alınabilir. Bel ve kalça ölçümü 0.85′ten az ol­malıdır.

Akupunkturun Tarihçesi


Çin’de iğne ve ısı anlamına gelen “Chen-chin” ile adlandırılan bu tedavi yöntemi, Batı’da akus (iğne) ve punctura (batırmak) sözcükleri birleştirilerek, “akupunktur” olarak adlandırılmıştır.

Tradisyonel Çin Tıbbı (TCM), yaklaşık 3000 yıllık bir süre içerisinde gelişmiştir. II. Shang Hanedanı dönemine ait arkeolojik kazılarda tıbbi konuların anlatıldığı taşlar ve akupunktur iğneleri bulunmuştur. Noktaların yerleşimini gösteren şemalar ilk olarak İ.S. 317-581 yılları arasında çizilmiştir. Avrupa’da ise akupunktur ile ilgili ilk kitapların yazılması 1600’lü yıllara rastlar.

1972’de ABD Başkanı Richard Nixon beraberindeki büyük bir heyet ile Çin’e resmi bir ziyaret yapmıştır. Bu ziyaret programı içinde Çinli doktorlar Amerikalı heyete “akupunktur anestezisi altında yapılan cerrahi bir operasyon” izletmişlerdir. Bu olaydan sonra, akupunkturun Batı’da popülaritesi artmış; uygulanması ve incelenmesi bütün dünyada yaygınlık kazanmıştır.