7 Mayıs 2011 Cumartesi

ESTETİK AMELİYATLA İSTEDİĞİNİZ GÖĞÜSLERE SAHİP OLABİLİRSİNİZ


Büyük göğüsleri küçültmek için yapılan ameliyat, bir ilâ üç saat kadar sürer. Bu küçültme işlemi operatör için de oldukça zor bir ameliyattır. Göğsün yağlı dokusundan, bazen her meme den bir kiloya kadar parça çıkartılarak memenin hacmi küçültülür ve göğseyeniden biçim verilerek yukarı doğru kaldırılır. Ameliyat sırasında göğsün uç kısmına da yeni bir biçim verilebilir. Göğse iyi bir biçim verilmişse ameliyat başarılı olmuş demektin. Ameliyat kesiğj çeşitli biçimlerde açılır; bazen ters dönmüş T biçiminde, bazen de halelerdeh koltuk altına doğru dikey olarak gelen bir biçimde kesilir. Meme ucunun çevr^ sine de daire biçiminde bir kesik yapılarak, dikilir ve bu bölgeye de biçim verilir. Dört ilâ sekiz gün kadar hastanede kalmak gerekir. Sonuç genellikle başarılı olur; göğüsler genellikle yeni biçimlerini korurlar. Bununla beraber, göğsün yarısından fazlası alınamayacağından, çok iri göğüsleri çok fazla küçültme olanağı yoktur.
Sarkık göğüsleri kaldırmak için, memeye tekrar biçim vermek veya göğüs derisini daha yukarı doğru çekerek yukarıdan dikmek gerekir.
Çok küçük göğüsleri irileştirmek için çeşitli yollar denenmiştir. Karından veya kaba etlerden alınan deri parçaları ekleyerek, silikon ve parafin kullanarak göğüsler büyütülmeye çalışılmıştı. Daha sonra, daha değişik bir ameliyat türü bulunmuş, memenin altına yarı akışkan silikon dolu kesecikler veya hiçbir özelli ği olmayan bir sıvıyla dolu baloncuklaı yerleştirilerek göğüsler irileştirilmeye başlanmıştır. Ameliyattan sonra kalan yara izinin boyu beş santimetre kadar ol duğundan bu iz kolay kolay göze çarpmaz. Bu keseciklere karşı vücut tepki göstermez, üstelik göğüslerin görünüşü de oldukça doğaldır. Yusyuvarlak olan göğüsler, biçimlerini, çok az da olsa, za manla değiştirirler. Ameliyattan sonra vücudun tepki göstermesi halinde (yüzde beş oranında) içeriye konan kesecikler kolaylıkla çıkartılabilir. Düz göğüs çatılı, ince derili, kaburgaları gözükecek kadar zayıf kadınlara konulan kesecikler, elbise altında pek farkedi lemezlerse de, çıplak olduklarında veya göğse elle dokunulduğunda keseciklerin kenar kısımlarının farkına varılır. İşte bu nedenle, günümüzde yapılan göğüs büyütme ameliyatlarında kesecikler meme nfn altına değil, bütün göğsün arkasına yerleştirilmekte ve çok daha doğal bir görünüş elde edilmektedir. Bu ameliyatların tamamen sakıncasız ol dukları söylenemez. Bazı kocalar, bir ya bancı cismin varlığını ve ne kadar ufak olursa olsun, bir yara izini görmeyi hoş karşılamamaktadırlar. Nitekim bu kpnuda, bir iç. salgıbezleri uzmanı “eğer amaç sadece vücudun görünüşünü güzelleştirmek ise ameliyat ye y rine, iyi bir sutyen takılması çok daha doğru olur” demektedir.

GÖZ KAPAKLARI ALTINDAKİ YAĞ TORBACIKLARI YOK EDİLİR

Düşük gözkapaklarımn fazla kısımlarını ve göz altlarında kesecikler meydana getiren küçük yağ torbacıklarını ameliyatla yok etme olanağı vardır. Ameliyattan sonra bir ya da iki gün hastanede kalınır; pansuman yapmak gerekmez. Sadece, bir hafta boyunca güneş gözlüğü takmak gerekir. İnsana yaşlı bir ifade veren düz veya uçları aşağıya doğru sarkan kaşların biçimini düzeltmek için ameliyat yapılır Gözkapakları ve dudakların birbiriyle birleştiği noktalar yukarı doğru kaldırılır B,u ameliyatın yapılması için, yüzde mutlaka giderilmesi gereken bir kırışık olması gerekmez; yorgun bir yüz ifadesi taşıyan kadınlar bu ameliyatı yaptırırlar

DUDAK KENARINDAKİ KIRIŞIKLAR YOK EDİLİRMİ?

Dudak kenarlarında oluşan ince kırışıklıklar, yüz germe ame. liyatıyla düzeltilemez. Bu kırışıklıkların giderilmesi deri yüzme diye adlandıraca ğımız bir yöntemle sağlanabilir. Yakıcılık derecesi denetlenmiş bir fenol eriyiği cilde sürülerek üzerine flaster yapıştırılır; kırk sekiz saat kadar bekletildikten sonra flaster çekilerek çıkartılır. Böylece flastere yapışmış olan üst deri kalkarak, alttaki yeni, pürüzsüz ve taze deri-rrm mayaanâ çikmasım sağlar. Deri yüz-mede yüzün tamamen hareketsiz tutulması gerekir. Bu nedenle, yüzün hiç bir hareket yapmamasını sağlayabilmek için hasta normal biçimde yemek yemez; ağızdan bir boru aracılığıyla sıvı besinler alır. Hareketsiz kalış eziyetli olmakla birlikte, elde edilen sonuç bu güç lüğe değer

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Kalb Durması

Kalb Durması

Kalbin etkili kasılma ve kan pompalama gücünün ani olarak ortadan kalkmasına bağlı dolaşım durmasıdır. Kalp krizi elektrik çarpması, zehirlenme gibi nedenlerle ortaya çıkar. Hastada ani bilinç kaybı, nabız durması, kalb seslerinin duyulamaması, solunum durması, morarma meydana gelir, göz bebekleri genişlemiştir. İlkyardıma ilk 3 dakika başlanırsa sonuç alınabilir. Hastayı sert bir yere yatırarak ayaklarını 30-45 derece yukarı kaldırmaldıır. Göğüs kemiğinin alt yarısına vurulacak kuvvektli bir yumruk kalbi çalıştırabilir. Solunum yolları açık tutulur suni solunum uygulanır. Kapalı kalb masajı uygulanır.

İNME

İNME

Beyinde kan dolaşımını azalması sonucunda bedenin bir yarısında uyuşma, güçsüzlük, karıncalanma, bazen konuşma güçlüğü, yüz kaslarında gevşeme ve ifadesizlik, göz bebeklerinin çapında değişiklik, çift görme, baş dönmesi gibi belirtileri olan bir tablodur. İnmeye yol açan dolaşım bozukluğu bir kanamaya, bir toplardamar veya atardamarın pıhtıyla tıkanmasına bağlı olabilir. belirtiler birkaç saat ya da bir iki gün içinde ilerler veya ani ve kısa sürede yerleşirler İnmenin çeşitli biçimlerinin ayırt edilmesi kesin tedavi ve sonuç açısından önem taşısa bile ilkyardım ve acil girişim önleleri aynıdır. Hasta sakin tutulmalı, solunum yollarının açık olmasına dikkat edilmeli, oksijen verilmeli, yaşam belirtileri (solunum kalb atışı, nabız) izlenmelidir. ağız yoluyla yiyecek ve içecek verilmemelidir. Bilinci açık hastanın karşısına oturulmalı, göz bağlantısı kurulmalı ve hasta ile yavaş ve açık bir şekilde konuşulmalıdır

Hayvan Isırıkları

Hayvan Isırıkları

Kedi köpek gibi evcil hayvanlar kuduz gibi öldürücü hastalıkları taşıyabilirler. Bu nedenle ısıran hayvanın sahibinden hayvanın aşıları konusunda bilgi edinilmeli ve hayvanın davranışları incelenmelidir. Hayvanın ısırdığı yer sabunlu su ile iyice temizlenmeli, hayvan salyasını yarayla temas etmemesine özen gösterilmelirdir. Yara bol su ile yıkandıktan sonra antiseptik bir madde sürülmeli, kuru ve steril bir pansumanla örtülmelidir. Sahipsiz ve vahşi hayvanların ısırması durumunda kuduz olasılığı göz önüne alınarak mutlaka doktora başvurulmalı hayvan kaçmamışsa gözetim altına alınmalıdır. Kuduz şüphesi durumunda aşılar aksatılmadan uygulanmalıdır.

Havale

Havale

Küçük çocuklarda ateşli hastalıkların yol açtığı bir durumdur. Havale belirtileri çırpınma, kol ve bacaklarda kasılma, katılma, ani ses çıkarma, çığlık, bazen dışkı ve idrar kaçırma, ağız köpürmesidir. Çocukta solunum durması veya hırıltılı solunum olabilir. Çocuğun havale geçirmesi durumunda hemen doktora haber verilmeli çocuğun giysileri çıkarılarak serinletilmelidir. Baştan başlanarak aşağı doğru suyla ıslatmak yararlı olabilir fakat çocuğu üşütmemeye dikkat edilmelidir. Sık sık havale geçiren çocuklar hastalandığında da ateş düşürücü ilaçlar verilerek ateşin fazla yükselmemesine dikkat edilmelidir.

Güneş Çarpması

Güneş Çarpması
Kızgın güneş altında uzun süre kalanlarda ve daha çok çocuklarda görülen bir yaz hastalığıdır. Şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma ve yüksek ateşle kendini gösterir. Hasta serin bir yere götürülmeli, vücudu sıkan giysiler çıkarılmalı başına soğuk kompres veya buz torbası konulmalıdır. Ateş çok yüksek ise ıslak bir çarşafla vücut sarılmalı, hasta havadar bir yerde tutulmalı ve serin bir cankurtaranla hastaneye taşınmalıdır. Başa ve kasıklara uygulanan soğuk kompres vücut sıcaklığını düşürecektir.